Her yıl “Bir daha asla almayacağım” deyip ön siparişler açılır açılmaz aynı tuzağa düştüğümüz EA FC serisi, FC 27 ile yeniden karşımızda. EA Türkiye'deki dostlarımız sağ olsunlar oyuna erken erişim imkanı yakaladım birkaç gündür test etme fırsatı buldum. Bu incelemede de özellikle Ultimate Team tarafında nelerin değiştiğine ve bu değişikliklerin modu gerçekten daha iyi hâle getirip getirmediğine bakacağız.
Baştan belirtmem gereken önemli bir nokta var: Bu yazının amacı FC 27’nin oynanışını değerlendirmek değil. Santra, Kariyer veya diğer oyun modlarını merak ediyorsanız burası sizin için doğru inceleme olmayabilir. Burada tamamen Ultimate Team’in yapısına, ilerleme sistemlerine ve oyuncuyu ekran başında tutmaya çalışan yeni mekaniklerine odaklanacağım.
İçerikten Görseller
+7
Biraz da kendi geçmişimden bahsedeyim. FIFA 20’den bu yana Ultimate Team’i her yıl aralıksız oynuyorum. Dolayısıyla FC 27’de yapılan değişiklikleri yalnızca “yeni özellikler” olarak değil, son yıllarda modun nerede yanlış yaptığını bilen bir oyuncunun gözünden değerlendirmeye çalışacağım.
FUT Galerisi, işe yaramaz kartlara sonunda bir amaç kazandırıyor

FC 27 ile gelen FUT Galerisi’ni en basit hâliyle Panini çıkartma albümünün Ultimate Team’e uyarlanmış versiyonu olarak düşünebilirsiniz. Fakat burada statik bir koleksiyon yerine sezon boyunca geliştirebildiğiniz bir albüm var. Kulüpler, ligler, özel kart türleri ve kampanyalar için farklı koleksiyonlar oluşturuluyor ve sahip olduğunuz kartlar bunların gelişimine katkı sağlıyor.
Örneğin Arsenal koleksiyonunuz belirli bir puana ulaştıysa, daha değerli bir Arsenal kartı elde ettiğinizde koleksiyonunuzu geliştirip daha yüksek derecelere çıkabiliyorsunuz. Üstelik bir kartı satsanız veya KKG’ye gönderseniz bile daha önce sahip olduğunuz kart FUT Galeri'de kalmaya devam ediyor. Bu da sezon sonunda yıl boyunca kulübünüzden geçen kartlara bakabileceğiniz küçük bir Ultimate Team arşivi yaratıyor.
Benim için sistemin en büyük artısı, normal şartlarda paketten çıktıktan hemen sonra KKG malzemesine dönüşecek kartlara bile ikinci bir amaç kazandırması oldu. Yıllardır Ultimate Team’in en büyük problemlerinden biri, kartların büyük bölümünün hiçbir anlam taşımamasıydı. Galeri en azından “Bu kartı neden tutuyorum?” sorusuna yeni bir cevap veriyor. Hatta kartı kulübünüzde tutmayacak olsanız bile...
Ancak uygulama tarafında hâlâ yapılması gereken işler var. Özellikle koleksiyonların kontrol edilmesi gereğinden fazla manuel bir arayüzde gerçekleşiyor. Hangi takımın veya setin yeni kartınızla geliştirilebildiğini tek tek kontrol etmek bir süre sonra yorucu olabiliyor. Ama şunu belirtmiş olayım, bir koleksiyon sayfasına geldiğinizde otomatik olarak en yüksek reytingli kartları koleksiyona eklemesini sağlayabiliyorsunuz. Tek sorun bunun için onlarca koleksiyon sayfasını tek tek gezmek zorunda olmak. EA’in koleksiyona eklenebilecek yeni bir kart geldiğinde ilgili set üzerinde bildirim göstermesi sistemi çok daha kullanışlı hâle getirirdi.
Tabii bir de FUT Galerisi'ne Companion App'ten ulaşabiliyor olmak da oyuna girmediğimizde bile koleksiyonu geliştirmeye vakit ayırmak için güzel olurdu.
Kısacası FUT Galerisi oyunu tek başına değiştirecek bir özellik değil ancak Ultimate Team’in koleksiyon tarafına uzun zamandır eksik olan bir anlam katıyor. Benim açımdan FC 27’nin en doğru yeni fikirlerinden biri.
Yeni KKG sistemi, angarya KKG'leri bitirmeyi kolaylaştırıyor

Ultimate Team oynayan herkes bilir; bazı KKG’leri tamamlamak ödülü kazanmaktan çok envanter temizleme işine dönüşebiliyor. FC 27’nin kolaylaştırılmış KKG sistemi tam olarak bu probleme çözüm üretmeye çalışıyor.
Yeni sistemde KKG’lerde artık sürekli 11 kişilik kadrolar kurup reyting hesaplamak yerine kartların Elmas Puanı üzerinden ilerliyorsunuz. Kulübünüzdeki uygun futbolcuları seçiyor, hedeflenen puana ulaştığınızda KKG’yi tamamlıyorsunuz. Aynı futbolcunun birden fazla kopyasını kullanabilmek de yıllardır ihtiyaç duyulan küçük ama önemli iyileştirmelerden biri. Kulüpte 10 tane Rodri varsa 10'unu da aynı KKG'ye verebileceksiniz.

Buradaki en önemli detay, klasik KKG sisteminin tamamen ortadan kalkmaması. Kimya, lig, ülke veya belirli kart türü gibi şartların önemli olduğu bulmacalarda eski sistem kullanılmaya devam ediyor. Bence doğru tercih de bu. Çünkü sorun KKG’lerin varlığı değil, basit bir yükseltme KKG’si için dakikalarca menülerde kart seçmek zorunda kalmaktı.

Asıl ilginç tarafın ise uzun vadede Transfer Pazarı olacağını düşünüyorum. Kartların yalnızca reytingi değil, KKG’ye sağladıkları puan da değer kazanmaya başladığında yatırım alışkanlıklarının değişmesi mümkün. Oyuncuların belirli Öge Puanı aralıklarındaki kartları toplamaya başlaması hâlinde alıştığımız “83-84-85 reyting yatırım” düzeni farklı bir noktaya evrilebilir.
Bunun piyasa üzerindeki gerçek etkisini görmek için biraz zamana ihtiyacımız var ancak ilk izlenim olarak yeni KKG sistemi, FC 27’nin “daha az menü, daha fazla oyun” yaklaşımının en başarılı parçalarından biri.
Ödül sistemi artık yalnızca haftalık etkinlik tamamlamaktan ibaret değil

FC 27’de hoşuma giden bir diğer değişiklik, ödüllerin oyuncuya daha doğrudan verilmek istenmesi. Son yıllarda Ultimate Team zaman zaman futbol oyunundan çok yapılacaklar listesine dönüşmüştü. Rivals oyna, Champions bitir, görev yap, belirli modda belirli sayıda gol at... Ödül kazanmak için sürekli farklı kontrol listelerinin peşinden koşuyorduk.
Yeni sistemde maç sonu ödüllerinin önemi artırılıyor. Belirli modlarda maç oynadıkça yalnızca klasik maç parası değil, sezon ilerlemesine katkı sağlayan SP de kazanılıyor. Böylece sevdiğiniz modu oynamak boşa gitmiyor. Bana kalırsa bu küçük görünen değişiklik, oyunun günlük ritmini olumlu etkileyebilecek kadar önemli. Çünkü daha çok oynayan, görev yapmasa bile daha çok ödül kazanacak.

Üstelik FC 27, ödülleri FC 26’ya kıyasla daha fazla takas edilebilir hâle getirmeye çalışıyor. Özellikle Rivals tarafında test ettiğim süre boyunca neredeyse tüm paket ödüllerinin takas edilebilir olması, geçtiğimiz yıllarda kulübü yüzlerce satılamaz kartla dolduran sistem düşünüldüğünde önemli bir değişiklik. Kazandığınız ödülü satıp gerçekten istediğiniz futbolcuya yatırım yapabilmek Ultimate Team’in temel mantığına çok daha uygun.
Champions Jetonları da ödül seçme özgürlüğünü artırıyor. Kazandığınız jetonları doğrudan belirli Champions ödüllerine harcayabiliyor; TOTW oyuncuları, Evolution seçenekleri veya kozmetik ödüller arasından kulübünüz için anlamlı olanı seçebiliyorsunuz. Burada EA’in doğru yönde ilerlediğini düşünüyorum çünkü her oyuncuya aynı paketi vermek yerine, ne için oynadığımıza bir miktar bizim karar vermemiz daha mantıklı.

Yine de tüm sistemin başarılı olup olmayacağını belirleyecek şey ödüllerin kağıt üzerindeki yapısından çok ne kadar cazip oldukları olacak. Rush bunun en iyi örneğiydi. Yeni bir mod veya yeni bir ödül sistemi eklemek tek başına yeterli değil; oyuncunun gerçekten uğraşmak isteyeceği bir karşılık sunmanız gerekiyor.
TOTY'nin bile değerini bitiren güç eğrisi yavaşlıyor
Son birkaç Ultimate Team sezonunda beni en fazla rahatsız eden konulardan biri güç eğrisiydi. Büyük bir promosyonda elde ettiğiniz çok iyi bir kart, birkaç hafta sonra sıradanlaşabiliyordu. Hatta geçmişte yılın en önemli etkinliklerinden biri olan TOTY kartlarının bile çok kısa sürede “sıradan kart” haline gelmeye başladığını gördük.
FC 27’de EA bu süreci yavaşlatmaya çalışıyor. Kampanyalardaki reyting ve özellik artışlarının daha kontrollü ilerlemesi, güçlü bir kart çıkardığınızda onu birkaç hafta değil daha uzun süre kullanabileceğiniz anlamına geliyor. İlk etapta “Yeni kartlar yeterince güçlü değil” eleştirilerini mutlaka duyacağız fakat sezonun sağlığı açısından bunun doğru karar olduğunu düşünüyorum.
Aynı yaklaşımı PlayStyle+ sisteminde de görüyoruz. Son yıllarda orta seviye bir kartı yeterince fazla PlayStyle+ ile doldurduğunuzda kartın temel reytinginin neredeyse hiçbir anlamı kalmıyordu. Futbolcunun gerçek özelliklerinden çok hangi özel animasyonlara erişebildiği önemliydi.
Bu sınırların daraltılmasıyla birlikte kart seçerken yeniden temel özelliklere, fiziksel yapıya, pozisyonuna ve oynatacağınız role bakmak zorunda kalabiliriz. Ben Ultimate Team’in tam olarak bu noktaya geri dönmesi gerektiğini düşünüyorum. Bir futbolcu yalnızca üzerinde bol miktarda PlayStyle+ olduğu için oyunun en iyi kartlarından biri olmamalı.
Elbette güç eğrisini yavaşlatmanın başka bir riski var: EA yeterince yaratıcı kartlar çıkaramazsa yeni promosyonlar heyecan vermeyebilir. Dolayısıyla denge hassas. Kartların iki haftada çöp olmasını istemiyoruz ama üç ay boyunca aynı 15 futbolcuyla oynamak da çözüm değil.
Hall of FUT güzel ama EA nostaljiye fazla yaslanmaya başladı

EA, Icon ve Hero kartlarından sonra FC 27 ile birlikte Hall of FUT sınıfını da oyuna ekledi. Adebayo Akinfenwa, Loïc Rémy, Marouane Fellaini, Giovani dos Santos ve Eljero Elia gibi geçmiş yıllarda topluluğun hafızasında yer etmiş isimler tekrar karşımıza çıkıyor.
Fikir kendi başına kötü değil. Hatta yıllardır Ultimate Team oynuyorsanız Akinfenwa veya Rémy gibi isimleri tekrar görmek ister istemez yüzünüzü güldürüyor. Problem, EA’in son yıllarda yeni anılar yaratmak yerine eski anıları tekrar satma yöntemine yaslanması.

Ben FIFA 13’te veya FIFA 17’de kullandığım oyuncularla yeniden oynamaya karşı değilim. Fakat FC 27’nin bana aynı zamanda kendi dönemine ait yeni unutulmaz oyuncular yaratması gerekiyor. Her yıl biraz daha fazla eski futbolcuyu geri getirirsek birkaç sezon sonra güncel kadrolardan çok nostalji karmalarıyla oynadığımız bir Ultimate Team’e dönüşme riski var.
Benzer bir hissi Icon havuzunda da yaşıyorum. Icon kartlarının futbol tarihinin en özel oyuncularını temsil etmesi gerekirken havuz genişledikçe bu statünün sınırları da bulanıklaşıyor. Varane bunun en iyi örneklerinden biri. Kariyerinde en yüksek temel kartı 86 reyting olan bir oyuncunun 88 reytingli İkon olarak dönmesi, İkon statüsünün artık futbol tarihindeki konumdan çok lisans anlaşmalarına bağlı olduğu hissini güçlendiriyor.
Bu nedenle Hall of FUT bana göre eğlenceli bir yan içerik ancak Ultimate Team’in geleceğinin ana çözümü değil. Geçmişi kutlamak güzel, asıl önemli olan FC 27 oynarken birkaç yıl sonra özleyeceğimiz yeni anılar yaratabilmek.
Evolution sonunda gerçek anlamda kişiselleştirme sistemine dönüşüyor

Evolution ilk duyurulduğunda Ultimate Team adına son yılların en iyi fikirlerinden biriydi. Mantık basitti: Sürekli yeni promo kartlarını kovalamak yerine sevdiğimiz oyuncuları geliştirecek ve onları daha uzun süre kadromuzda tutabilecektik.
Ancak sistem zamanla biraz fazla doğrusal hâle geldi. Bir futbolcuyu Evolution’a soktuğunuzda çoğu zaman herkes aynı yükseltmeleri alıyor ve ortaya yine birbirine benzeyen kartlar çıkıyordu. FC 27’deki Pathways sistemi bu probleme oldukça mantıklı bir çözüm getiriyor.
Bazı Evolution’larda artık farklı gelişim yolları arasından seçim yapabiliyoruz. Aynı futbolcuyu savunmaya, driblinge veya farklı oyun özelliklerine yönlendirmek mümkün. Böylece aynı temel kart iki farklı oyuncunun kulübünde birbirinden tamamen farklı rollere sahip olabiliyor.

Bunu İsmail Yüksek üzerinden düşünün. Bir geliştirme yolunda savunma ve pozisyon bilgisini öne çıkarıp daha kontrollü bir 6 numara yaratırken diğerinde hareketliliğini ve top kazanma yeteneklerini güçlendirebilirsiniz. Tam olarak Evolution sisteminin ilk çıktığında vadettiği şey buydu: “Meta kartı üretmek” değil, sevdiğiniz oyuncunun nasıl gelişeceğine karar vermek.
Evolution Chain Preview da bu sistemi tamamlıyor. Bir kartın mevcut Evolution’dan sonra hangi geliştirmelere uygun hâle gelebileceğini önceden görebilmek, haftalar sonra “Keşke bunu seçmeseydim” deme ihtimalini azaltıyor.
Bence FC 27’nin uzun vadede en büyük potansiyeli burada. EA, Pathways seçeneklerini yeterince çeşitli tutar ve herkesi aynı optimal rotaya zorlamazsa Ultimate Team kadroları gerçekten kişiselleşmeye başlayabilir.
Peki FC 27 Ultimate Team gerçekten daha iyi mi?
Birkaç günlük deneyimin ardından FC 27 Ultimate Team için verebileceğim ilk karar şu: EA bu yıl modu baştan yaratmamış ancak uzun süredir can sıkan pek çok küçük problemi aynı anda çözmeye çalışmış. Üstelik yapılan değişikliklerin önemli bölümü yalnızca yeni özellik eklemek yerine mevcut sistemlerdeki sürtünmeyi azaltmaya odaklanıyor.
FUT Galerisi kartlara ikinci bir amaç kazandırıyor, yeni KKG sistemi menülerde geçirilen gereksiz süreyi azaltıyor, ödül sistemi yalnızca haftalık görevleri bitirmeye bağlı kalmamaya çalışıyor, güç eğrisi daha kontrollü ilerliyor ve Evolution sistemi sonunda oyunculara gerçek seçimler sunmaya başlıyor.
Bunların hiçbiri tek başına “Ultimate Team tamamen değişti” dedirtecek yenilikler değil. FC 27 hâlâ paket açtığımız, kadro kurduğumuz, daha iyi futbolcuların peşinden koştuğumuz ve bir sonraki promosyonu beklediğimiz Ultimate Team. Yani oyunun temel bağımlılık döngüsü yerli yerinde duruyor.
Fakat bu kez o döngünün etrafındaki sistemler daha mantıklı tasarlanmış gibi görünüyor. EA’in özellikle oyuncunun zamanına biraz daha fazla saygı duymaya başladığı hissini aldım. Daha az anlamsız menü işi, daha uzun süre değerini koruyan kartlar ve ne için oynadığımız konusunda daha fazla seçenek benim için doğru yönde atılmış adımlar.
Elbette Ultimate Team’i birkaç günlük deneyimle tamamen değerlendirmek mümkün değil. Bu modun gerçek sınavı birkaç ay sonra başlayacak. EA güç eğrisine gerçekten sadık kalacak mı? Pathways farklı kadrolar yaratacak mı yoksa herkes birkaç hafta içinde aynı “en iyi” rotayı mı bulacak? FUT Galerisi sezon boyunca takip etmek isteyeceğimiz bir sistem mi olacak, yoksa birkaç hafta sonra unutulacak mı? Transfer Pazarı yeni KKG sistemiyle nasıl şekillenecek?
Şimdilik söyleyebileceğim şey şu: FC 27, Ultimate Team’i yeniden icat etmiyor ancak son yıllarda yanlış giden birçok noktayı doğru teşhis etmiş gibi duruyor. Benim için en önemli fark da burada. Bu yıl oyunu açtığımda “EA yine yeni bir paket animasyonu ekleyip geçmiş” hissinden çok, modu gerçekten daha kullanılabilir hâle getirmek için uğraşıldığını görüyorum.
Peki bu yıl da bağımlısı olacak mıyız? Ultimate Team’in bizi yıllardır nasıl yakaladığını düşünürsek cevap muhtemelen çok da şaşırtıcı değil. Fakat en azından FC 27, bu kez geri dönmek için geçen yıla göre daha fazla sebep sunuyor.